Endüstri Radyo’da yayınlanan Makine Emniyeti ve Güvenliği programında Erhan Eskicumalı, bu hafta ASAŞ Alüminyum San. A.Ş. Alüminyum Profil ve Kompozit Panel Fabrika Bakım Müdürü Veli Özkan‘ı ağırladı. Programda alüminyum üretim tesislerinde bakım süreçlerinin makine emniyetine katkısını konuştular. Ayrıca sahada emniyet kültürünün nasıl inşa edildiğini ele aldılar.
Bakım ve Emniyet: Birbirinden Ayrılamaz İki Alan
Üretim tesislerinde bakım fonksiyonunu çoğu zaman “arızayı gidermek” ile sınırlı görürüz. Oysa saha deneyimleri farklı bir tablo çiziyor. Bakım ekipleri, makinelerin emniyetli çalışır durumda kalmasından da fiilen sorumludur. Örneğin ekipmanın periyodik kontrollerini yaparlar. Koruyucuların doğru monte edilip edilmediğini denetlerler. Enerji izolasyon (LOTO) prosedürlerine uyum sağlarlar. Arıza sonrası devreye almayı da emniyetli şekilde gerçekleştirirler. Kısacası bakım yönetimi, makine emniyetiyle tam da bu noktalarda kesişir.
Alüminyum profil ve kompozit panel üretimi bu kesişimi daha da kritik hale getiriyor. Çünkü bu proseslerde yüksek sıcaklık, basınç ve mekanik hareket bir arada bulunur. Ekstrüzyon hatları, presler ve kompozit panel üretim ekipmanları ciddi kaza potansiyeli taşır. Bu risk özellikle iki durumda artar: doğru risk değerlendirmesi yapılmadığında ve emniyet fonksiyonları (acil durdurma, ışık perdeleri, kapı kilitleme sistemleri gibi) düzenli test edilmediğinde.
Sahada Emniyet Kültürü Nasıl Yerleşir?
Programda öne çıkan bir diğer başlık, emniyet kültürünün kaynağıydı. İşletmelerde emniyet kültürü yalnızca prosedürlerle şekillenmez. Sahadaki her seviyeden çalışanın günlük alışkanlıkları da bu kültürü belirler. Nitekim bakım ekiplerinin emniyet konusundaki farkındalığı, operatörlere doğrudan yansır. Bunun yanı sıra düzenli eğitim, açık iletişim ve “neredeyse kaza” (near-miss) bildirimlerini ciddiye alan bir ortam da fark yaratır. Bu üçü bir araya geldiğinde hem iş sağlığı ve emniyeti performansı hem de üretim sürekliliği uzun vadede iyileşir.
Bu noktada makine emniyeti ile iş sağlığı ve emniyeti (İSG), birbirini tamamlayan iki disiplin olarak öne çıkıyor. Makine emniyeti, riski kaynağında (tasarım ve teknik önlemlerle) azaltmayı hedefler. Buna karşılık İSG yönetim sistemleri, bu teknik önlemlerin sahada sürdürülebilir şekilde uygulanmasını güvence altına alır. Dolayısıyla ikisini birlikte ele almadığımızda, en iyi tasarlanmış emniyet sistemleri bile sahada zamanla etkisini yitirebilir.
Dijitalleşme ve Siber Emniyet Boyutu
Modern üretim hatlarında PLC tabanlı emniyet sistemleri hızla yaygınlaşıyor. Uzaktan izleme ve bakım altyapıları da aynı hızla artıyor. Bu nedenle makine emniyeti artık yalnızca mekanik ve elektriksel risklerle sınırlı kalmıyor. Üstelik emniyet fonksiyonlarını yöneten kontrol sistemleri, yetkisiz erişime veya müdahaleye karşı korunmayı gerektiriyor. Bu koruma alanına OT (Operasyonel Teknoloji) siber emniyeti diyoruz. Bakım ve mühendislik ekiplerinin bu konuyu gündemlerine giderek daha fazla almaları gerekiyor. Öte yandan IEC 62443 ve EN 50742 gibi standartlar, tehdit ve risk değerlendirmesi için net bir çerçeve sunar. Böylece bu standartlar, klasik makine emniyeti çalışmalarını tamamlayan bir katman oluşturur.
Sonuç
Veli Özkan, saha tecrübesinden aktardığı bu perspektifle bakım yönetiminin makine emniyetindeki rolünü bir kez daha gözler önüne serdi. TEFDO olarak biz de benzer bir bütünlük anlayışıyla çalışıyoruz. Risk değerlendirmesinden emniyet konsepti hazırlamaya, CE danışmanlığından OT siber emniyeti değerlendirmelerine kadar geniş bir yelpazede hizmet veriyoruz. Böylece işletmelerin makine emniyeti ve iş sağlığı ve emniyeti süreçlerini bir bütün olarak ele almalarına destek oluyoruz.
Programın tamamını dinlemek için: Endüstri Radyo – Makine Emniyeti ve Güvenliği

